6 Aralık 2017 Çarşamba

Şemsiyesine takmış gökyüzünü seven
Maviden nefret ettirmişti oysa nasıl vazgeçerim senden
Sevdaya eymedi ki boynu tacı düşsün
Sevmelere alışkın değil ama fazlasıyla görgüsüzsün
İhanet etmiyordu yine karasına
Unutmadı kimse yoktu o gün yanında
Aşktan yorgunluğu koy bir kenara
Son harfte kaldı yine adı
Unutturmuyor gidenler kalanlar ı\a
Silsende silinmiyor ki hatırası



29 Ekim 2017 Pazar

UNUTAMAYASIN


Aylara hükmetmeye direnirken yılı devirmiş bu koca gönlüm .
Daha kaç yılı devirecek bilmiyorum...
Sanırım saymamam gerekiyor.
Sadece alışmalıyım.
Gülümsüyorum çünkü sevmiyorum seni.
Gözümün dolduğuna aldırma alışkınım bu hallerime
İhanetinin bedelini yazmaya direnirken yaşamaya başlayan bu gönle ilaç olamazsın ki artık
Bu sebepledir bugünü yazdığım son yıl olsun 
Son kez bile damlamasın gözümden yaş 
Kıymayacağım saçlarıma
Tozu dumana katmayacağım 
Bağırmayacağım dağa taşa
Dert yanmayacağım arkadaşlarıma
Senden kıymetli olan her şeyimle benim işte
Gelmeyeceğim bir daha
Gözlemeyeceğim yollarını
Tanıma uzak sevdaya uzak kalasın yâr bildiğim.
Sevdalandığın yamacında sanırken sevda koksun burnunda buram buram
Beni unutamayasın
Canının acısına merhem ararken beni anasın
Özlemlere özlem duyasın
Belki o zaman sevmenin kıymetini anlarsın



Semanur Coşkun

29 EKİM 2017
23:14

Ç.S. 1. KAT

6 Ekim 2017 Cuma

gece saat 12 (00.00) içimde soluğumu kesen bir sıkıntı dolanıyor. Hava esiyor ama gözüm dışarıda. Kimseye haber vermeden çıkmanın yolunu arıyorum. Oda da kimse kalmıyor. usulca giyiyorum üstüme ceketimi bir atkı doluyorum boynuma ne telefon var yanımda ne de bir lira para. Atıyorum kendimi sokağa ... İçim ürperiyor karanlıktan uzaklaşmaktan korkuyorum. binanın yanındaki çardağı fark ediyorum. Güzel bir çardak ağaçların arasında oturuyorum oraya. Arada sesler geliyor yan binadan aslında korkuyorum ama kalkmak gelmiyor içimden. Zaten gidecek başka yerde gelmiyor kiaklıma. O sıra evdekiler yokluğumu fark etmiş olmalı ki sokakta adım yankılanmaya başlıyor. Her yerde beni arıyorlar yanımdan geçip beni görmüyorlar. Ufak bir çıtırtı olsa fark edeceklerdi beni. Saklanmıyorum halbuki ... Sadece o an görünmez olmak geliyor içimden ama ne fayda çok geçmeden buluyorlar beni, örtüyorlar üstümü ve uyumamı istiyorlar. Gece bitiyor sabah uyanınca günaydın bile diyemiyorum sesim kısılmış. en acısı bir daha da eski ben olamıyorum, eski sesimi alamıyor tellerim . Ben sana o sesimle hiç seslenemedim. Ne örtersem örteyim üstüme acı açmış üstümü, üşümüşüm ... Bir daha hiç öyle üşümedim, bir daha hiç ısınmadı yüreğim ...


SEMANUR COŞKUN

30 EYLÜL 2017

TEOMAN DURALI Ç.S.

24 Ağustos 2017 Perşembe

Çok umut bağladım. Sana yazmaya biriktirdiğim çok sözcük oldu yazdıklarımın yanı sıra
Belki bir gün sorarsın neden diye onca gözüne battım
Ben sevdiğimi takamam başkasının koluna derken sen o kollarda eskitmişsin ceketini ...
Yine de çok özlüyorum seni
Her gözüme değende ihanet hançeri saplanıyor gönlüme sanki sen sırtıma o hançeri saplamamışşsın gibi
Azeri türküsünde yazıyorum. Nazende sevgilim diyor. Pek nazlı belli bu senden bahsetmiyor.
Bana yakışsa yakışsa aman ayrılık yakışırdı şuan onun tınısı kaplıyor zaten ne de çok yakışmış piyano
Aşkı tanımlamak sen iken başka yerde anlam buluyorsun. Her yerde anımsıyorum varlığını. Kaçtıkça çepeçevre sardın her yanı. Kabullendim artık öyle ya da böyle sendin o sensin.
Kime ne diyeyim ki ?

2 Ağustos 2017 Çarşamba

GELSENDE GELMİYORSUN

Her su içişimde hatırlardım seni
Her gökyüzünü seyre daldığımda
Her kuş konduğumda pencereme
Hatta her saniye derler ye
Heh işte öyle ...

Şimdilerde
Aynaya bakınca geliyorsun aklıma
Küçük diyologlar sıralıyorum arkasına
Senle konuşuyor gibi yapıyorum akıl hastasıymışcasına
Boş anımda gelmiyorsun diğer şeyler gibi
Mesela televizyona bakarken yoksun orada
Ama bir şarkı çalınc
İşte o an gözüme dolan sen oluyorsun
Demek ki boş değilsin yüreğim diyorum fısıldarcasına ...
İçim ürperiyor,
Boşversene diyorum kendime
Boşversene !
Bir zamanlar aklımdan çıkmazdı
Şimdi küçük anları kovalıyor,
Demek ki unutuyorum diyorum.
Gülümseyerek veda ediyorum aynaya
Hay Allah ! Ne yazacaktım ?
Onu da unutuyorum ...

- Nasılsa aklıma gelsende, gelmeyeceksin .
Ben, sende Unutuluyorum ... -

SEMANUR COŞKUN
02.05
3.8.2017 - EV

29 Temmuz 2017 Cumartesi

SENİ YAZARKEN ÖLDÜM

Seni anlatan her şeyden vazgeçen yüreğim bir seni yazmaktan geçemedi
Ne zaman bitecek bu hüzün derken bir kez daha hüznün camıma vurdu
Turgut Uyar şiirlerine merak saldım belki seni bulurum diye
Nasılsa Nazım'da seni yazmış, Cahit'te, Erdem'de ama
En çok ben işledim seni her kelimeme
En çok ben yazdım.
En çok kim yaşadı bilmem
Ben seni hiç yaşamadım .
...
Kimseye diyemedim sırrı
Sana da diyemedim zaten o yüzden aramadın belki kendini satır aralarında
Bekliyorum hala
Belki bir şiirde göz yaşım değmiştir kağıda
Ondan anımsarsın kendini de gelirsin diye
Bekliyorum
Aylar geçiyor
Sen gelmiyorsun.
Ben yazmaya devam ediyorum.
Bir senden geçemeyen ben senli her şeye kibriti çaktı
Bir sana elveda diyen dilim kalbinde tutsak kaldı
Ne çile ki bu bitmek bilmiyor
Belki de bir daha hiç hissetmeyecek ruhum
Ama sorarlarsa...
Ben yine de seni severek öldüm diyeceğim.

25 Temmuz 2017 Salı

Üzgündüm aynı yıldıza bakıyor muyuz acaba diye düşündüm
Bir umut işte ...
Aynı yıldıza dalmış gözlerimiz
Ayı aramışız ikimizde ama başka hayaller kurarak ...
Gökyüzü benken, gökyüzü benimken bendeki başkasına tutulmuşsun
Sema benim aya tutulamazsın
Geç kalmışım gönlünde mesken tutmaya
Hasretinin yaktığı gözlerime su serpiyor göz yaşlarım
Unutamıyorum.

1 Temmuz 2017 Cumartesi

Bir Fatiha Bırak Mezar Taşına

Yıllardan 1951
Bir yağız delikanlı salınırdı köy meydanında ...
Akşamı cenaze haberi karşılacak anasını, iki evladını, yarini...
Daha habersiz tabi.Köy meydanında bir söylenti dolanıyor o sıralar.
Kadem'i vuracaklarmış diyor ahali. Tuhaf, Kadem gülüyor.
Söylenti öyle ki, kan kardeşi kıyacakmış ona ! Kadem'e arkanı kolla yiğidim diyorlar. Kadem emin kardeş dediğinden, onun kurşunu bana işlemez kardeş kıymaz diyor.
Her söylentiye kapıyor kulağını ... Sırtını yaslayacak can dediğine öyle çıkacak yola...
Nerden bilsin ki dağ gibi aslan, kan kardeş dediğinin  " kanıkalleş " çıkacağını...
...

Kadem Emine'ye, Emine Kadem'e sevdalı ... Bir tarafta karakaşlı, karagözlü, yürüdümü heybetinden tanıyorlar alem Kadem'i ... Diğer tarafta Emine, gökyüzü gibi bakıyor Kadem'e. Her bakışı bir şimşek çaktırıyor kadem'de .

Emine'nin annesi rahat bırakmıyor evlendirecek Emine'yi başkasıyla .
Emine yar demem başkasına diye ne desede fayda vermiyor. Sonunda ana-baba görmüyor gözü, ahali ne der düşünmüyor gözü kara belli onunda kaçıyor Kadem'e.
O gece yas olacakken düğün oluyor Kadem'e için kavuşuyor sevdiğine... Hemen nikah, düğün o gün söz veriyorlar birbirlerine.
Kadem bırakmayacağım seni diyor Emine'ye. Emine de şüphe olsa kaçar mı hiç ? Bilirim elbet ... diyor usulca Kadem'ine .
Kader ayıracak Kadem'i Emine'den o sıralar daha habersizler tabi .
İki evlat veriyor Emine Kadem'e . İki tane güzeller güzelini kucaklıyor Kadem. Biri Ayşe biri Ali. Ayşe'ye her sarıldığında ahh ediyor için için,  her sarıldığında doyamayacağım ben bu yavruma diyor.
Ayşe ailenin tek kara gözlüsü, aynı babası gibi bakıyor. Ona her bakan Kadem gibi bakıyor diyor.

Ali o zamanlarda daha 3 aylık, Ayşe desen yeni yürüyor 2 yaşında. Baba diye salınan Ayşe'ye kundaktaki Ali'ye kimse acımıyor.
Ana yüreği seziyor o gün yiğidine kıyacaklarını. Yavrum, gitme tepelere güvenme o dost dediğine diyor. Kadem emin kardeş dediğinden bir şey olmaz ana, sen kapa kulağını işitme elin sözlerini şeytan girmez bizim aramıza diyor. (Ahh be Kadem gitme o tepeye kıyacaklar sana yiğidim gitme işte ! Yaşlı anan dayanamaz yokluğuna, gencecik sevdalın bekler yolunu gitme Kadem'im )
Ayşe'ninde mi içine doğmuş bilinmez sabi yavrucak baba diye diye yürüyor babasının peşine... Kadem, kucaklıyor Ayşe'sini, açıyor gömleğinin düğmeleri basıyor bağrına içine alıyor yavrusunu eşine içim yanıyor ayran yap hele diyor evladını her severken söylediği gibi tekrar diline doluyor  " ahh be ayşe'm ben sana doyamayacağım" diyor . Son sözleri bu yavrusuna ...
Ayşe son defa kokladı o gün babasını, son defa sarıldı sıkıca, bir daha asla baba diyemeyecekti ama bunun son olduğunu bilemeyecek kadar küçüktü.
Kundaktaki Ali baba hiç diyemedi, hiç hatırlamayacaktı suretini, hiç değmemişti gözü gözüne ... Ablasının gözlerinde tanıyacaktı babasını ... Onun bakışında hatırlayacaktı herkes o yağız delikanlıyı...

Kadem sırtını yasladı kankardeş dediğine çıktı dağa. Lazlar belinde silahsız gezmez ama Kadem asla silahına güvenmez.
İşte o an ...
Bir kurşun işledi tam sırtından ! Domuz kurşunu sıkmıştı kankardeş dediği kanıkalleş olan.
O kurşun dolanır ya hani içinde insanın, Kadem'in aklına ne geldi kim bilir ? Yetimlerinin kokusu mu, yarinin sevdası mı, anasının feryadı mı, kan kardeşinin kalleşliği mi !?
Dağ gibi delikanlı yığıldı yere !
Ama kalleşte acıma yok ! Kadem su diyor, kalleşte insaf yok ! Herkes topalandı başına, nasıl kıydın dağ gibi delikanlıya diyor ! Kalleş su vereni yakarım diyor !
" KALLEŞE VİCDAN SORULUR MU ? VİCDANI OLSA KALLEŞ OLUR MU ? " ( S.C. )
O an yağmur yağıyor gökten. sen su vermesen ne fayda, Rabb'in yağdırıyor Rahmet'ini !
Açıyor ağzını Kadem, yudumluyor damla damla Rahmet'i.
Ruhu Şad olsun teslim ediyor Azrail'e kendini
Ana yüreği bu, anlamaz mı ? İçi yanıyor kadıncağızın belli, çıkıyor dağ yoluna. Yağmur Kadem'in kanını akıtmış yola ! Anlıyor anası . " Kademime kıydılar ! " diye feryad ediyor yaşlı ana, çıkıyor yaşlı haliyle bayırın tepesine herkese Kadem'imi gördünüz mü diyor, kimsede ses yok. Kıydılar mı yiğidime diyor, kimse de cevap yok ...  Taki yiğidini boylu boyunca görene kadar...
Emine'yi sormayın dostlar !  Bakamıyor ki yarinin yerdeki haline, nasıl dayansın yürek, kıydılar aslan gibi erine. İki yetim kaldı ardın da gözler yaşlı ...
Ama katile cezası yetmez iken bir de  hafifletiyorlar cezasını, şahitler susturuluyor bir bir ...
oyun kuruluyor Emine'ye . Köy yeri tabii, yıl 1951 okuma yazma bilmez Emine. Muhtar alıyor eline kağıdı getiriyor Emine'ye. Buraya parmak basarsan idam edecekler kalleşi diyor. Emine'nin zaten içi yanıyor, biraz su serper yüreğime diye parmak basıyor o kağıda. Birkaç gün sonra salınıyor kalleş köy meydanında. Yanında muhtar, oyun ettik sana diyor Emine'ye.  Emine'nin yüreğindeki kor tekrar alev alıyor. Kadem'inin kanı yerde kalmaz diye sevinirken şikayetini geri çektiğine dair kağıda parmak bastığını öğreniyor. Kime güvensin bundan gayrı Emine. Deniz mavisi gözlerini dikiyor muhtarın gözüne, açıyor elini Rabb'ine " Dilerim Rabb'imden o bana kağıt uzatan ellerin kurur !" diyor.
Ertesi gün bir söz dolanıyor köy meydanında " Muhtar felç oldu ! "

"MAZLUMUN ACISI KALIR MI YERDE ? ONUN DUÂ'SI DİREK RABB'İNDE ! "

Sebep sonradan belli oluyor;
Gençler rüşt ispatlamışlar. Köyün en yağızı kim deseler Kadem gösterilir oldu, kim usul bilir deseler Kadem derler, o zaman kim devrilirse köye söz geçer ? " Kadem " derler !
Lakin Kadem'e yaklaşmak güç. Eğmez ki kimseye boynunu, sırtını dönmez ki kimseye...
Bir kişi var kan kardeş dediği o yaklaşır ona denir. Onun da kanı kalleşmiş Kadem ne bilir ?
O kandırılır. Dağ devrilir ve köy susturulur.
Aama bitmez hikaye ...
Emine sık sık ziyaretine gider yarinin, bırakmaz orada ...
Ne kadar giderse gitsin yanına, ne kadar sadık kalırsa kalsın bitmemiş ki Kadem'in imtihanı ...
Bu sefer de Emine Gelin diye laflar dolanır ahalide. Şimdi ne olacak Emine ? İki çocukla ortada kaldı vs vs bu sözlere dayanamayan kayınvalidesi diğer oğlu İsmail'e alır Emine'yi. İsmail'de başkasına sevdalı ama yetim kalmasın dedi abimin evlatları boyun eğdi kadere ...

Ölünün içi yanar mı, o üzülür mü, o kızar mı, o küser mi demeyin dostlar ! Küsmüş işte Kadem Emine'sine. Evlendikten sonra ne zaman gitse Kadem'ine mezardan sesler duyarmış, yer sallanırmış . Başta aldırış etmemiş, sonra bakmış ki ne zaman gitse aynı şeyler oluyor sormuş bir Hoca'ya. Hoca içli içli bakmış Emine'nin gözüne, ne yaptın kızım sen, ne yaptın da bu adam istemiyor seni mezarı başında !? Emine bükmüş boynunu öz kardeşiyle evlendim demiş.
Ahh be Kadem ne çilen varmış senin !? Kan kardeş dediğin canını aldı,  yarin öz kardeşine kaldı ...
Gitme demiş hoca Emine'ye. Ruhu rahat değil sen başındayken, istemiyor artık seni, gitme sakın yanına, acı çektirme ona ...
Emine o gün bugündür daha uğramamış Kadem'in yanına.
Kademi'in mezarı körpe bir yerde kalmış ; dere geçiyorsun aslında asfalt köprü var artık, bağ-bahçe geçiyorsun ama patika bir yol var dikenli yolları deviriyorsun öyle gidiyorsun yanına... Artık imkan istense ziyaret edilir, körpe bir yerde ama gidilir yanına. Buna rağmen yanında bir Fatiha okuyanı olmamış bunca sene...
Mezar taşında adı silinmiş ölüm yılı da yazmaz, doğumda.
Anası da ölünce kimse gelmemiş  uzun zaman. Sorsan kimse mezarını bilmez. Nerede desen kim derler, unutmuşlar delikanlıyı.
Bende hep uzaktan yollardım Duâ'mı takii gidene kadar başına.

Evet dostlar, bu yağız delikanlı benim büyük dedem Kadem ! Onun gibi bakan ailenin tek karagözlü evladı da benim annanem. Kaç çocuğu olmuş Emine'nin bir tanesi bile Kadem gözlü olmamış. Annaneme ne zaman Kadem dedenin mezarını sorsam şu yolun altındaki ormanın girişinde bir yerde, ahh kızım gidemiyorum ki yanına çok yalnız kaldı orada, kimse uğramıyor başına, güzel yol da yok tek gidemiyorum der üzülürdü ...
Bu sene gittik hep beraber. Şükürler olsun ki bana da Nasip oldu Kadem dedemin mezarını görmek...
Kardeşi İsmail bu sene birkaç ay önce vefat etti. Yolun kenarındaki bir mezarlığa defin ettiler onu da. Ama Kadem'in boynu hep bükük kaldı. Bu Bayram'da biz gittik okuduk Allah kabul etsin İnşaAllah
ama
bekler işte sık sık. Ruhu bekler, gelsin bir Fatiha da bana okusunlar der. Bunca yıl sevda yaşadım, aslan bildiniz beni, nasıl unuttunuz der elbet. Evlatlarım, yeğenlerim, torunlarım nasıl bilmezler beni, nasıl uğramazlar yanıma der !
... ve Dua bekler.

Bu hikaye size kurmaca ya da abartılı gelebilir ama doğru bir hikaye ...
Ne acı ki birçok kısmını annanem birkaç sene önce öğrendi. Yaşlı bir nine anlattı sen Kadem'in kızısın diye durdurdu Ayşe'yi ...
Kadın yeni yürüyen Ayşe'yi gördü bir an belli gözleri doldu senin baban böyle bir insandı diye anlattı. Kızım, senin baban su dedi vermedi yağmur yağdırdı Mevla'm dedi. Kızım dedi, senin babana kıydılar, bizi susturdular . Hakkını helal et ... !

Aradan kaç yıl geçerse geçsin kundaktaki bebe bastonla da gezse hiç Yetim sözü bükmez mi belini sanırsınız ?
Baba diye tutunmak istemez miydi sanırsınız ?
Amca da olsa el işte, baba deme bana demiş diyememiş küçük Ayşe'de .Baba diyememek kolay mı sanırsınız ?
Büyüse ne fayda, bir baba ve evlat görünce içi yanmaz mı sanırsınız ?!
Bu ahlar geçer mi sanırsınız !?
Eğer sanarsanız, yanılırsınız !
Yetim hakkı deyip geçme ! Peygamber'imiz de yetim büyüdü, O'nun hakkı ne demek bilir misin ?
Bir evladın baba deme hakkını elinden almak peki .... Onun anlamını bilir misin ?

Küçük Ali ve Küçük Ayşe şimdi torunlarını seviyor. Allah onları bize bağışlasın İnşaALLAH ... (AMİN !!!)
Biliyorum annaneme okusam bu yazıyı hıçkırahıçkıra baba diyerek ağlar ! Hala içi yanıyor biliyorum. Sık sık dalar çünkü baba ve kız çocuğu görünce yakınında. Geçmiyor işte bilirim ki her göz damlasında ah ediyor babasından ayırana. Yetim hakkı bırakacak mı sandın yakanı kanıkalleş !
Bırakmayacak !
Belki ölmüüştür o da bilmiyorum ama hesap diğer tarafta çok çetin geçecek !
Kadem'i mezara koydun bitti sandım ama unutma o toprak altına herkes girecek !

"Bu yazıyı yazdım çünkü benim her defasında içim parçalanıyor. Fatiha'nızı eksik etmeyin ondan da nolur ... Aklınıza gelir mi bilmiyorum ama lütfen anımsadığınız her anda okuyun o da sevinsin torunun evladından aldığı bu hediye için. Lütfen Mezardakileri bırakmayın. Biz okuyalım ki bize de okuyan olsun ... "

"Allah'ın Rızası için Sende bir Fatiha bırak mezar taşına " ALLAH KABUL ETSİN İNŞAALLAH ! AMİN!!!

Teşekkürler ...



SEMANUR COŞKUN
1 AĞUSTOS 2017
04.18
EV




İHSANİYE KÖYÜ

KOCAELİ - GÖLCÜK

26 Haziran 2017 Pazartesi

uzun zaman sonra yeniden geçiyor adın hanemde
göz yaşları eşlik etmedi bu sefer.
mutlu olmak isterdim ama üzüldüm.
hala aynı hikayelere misafirsin,hala aynısın her pencerede...
acı çekmiyorsundur muhtemelen
yine tövbe kapısını aralamaya uğraşıyorsundurn
ancak kaç kişiye ev sahipliği yapıyor gönlün
bilmiyorsun...
Unutacaksın herkesi, en balta da beni !
Ahirette sorulunca  sakın deme bu kim diye !
gerçi daha fazla da darılamam sana

özlemiyorum, mutluyum bu yüzden.
yarım kalan her şey hatırlanır derler ya
baştan sonra yarım yaşananın sonu hatırlanmaz.

Gözlerin dokunduğu yeri yakarmış inanmam.
çok yer gezdi, çok ele değdi gözlerin...
İstanbul'da hatırlardım, mavi diyince gelirdin aklıma
artık tüm çıkmaz sokaklar senin adın ve ben o sokakları sevmiyorum.

ses dalgaların çınlanınca kulağımda o zaman anlıyorum uzaksın ve anmıyorsun adımı.

gerçeklere kabul mührü vuralı uzun zaman oldu...
varlığına seneler sayan takvimler şimdilerde sadece yokluğuna yaprak atıyor
ve ben takvime bakmıyorum.
yaşayana öldü yası çekmek nedir bilmez kimse
bir aldananbilir,belki güvenen de anlar beni ...
yok saymak zaman kaybıdır
gururuyla ölsün dersin ama durmaz ki durmaz işte
adını duyunca gurur duyardım onu da kirlettin dersin
ölen nasıl yeni hikaye yazsın ki o dokunmaz geçmişe...
işte o zaman anlarsın ölmedi ve kara kalem yapmayı da beceremiyor
sadece karalıyor saf ismini...
artık adını karalamak vakti gelmiştir.
çünkü silsen izi kalır.
karala gitsin sileceksen öyle sil dersin zaten o çoktan çekmiştir çizgisini üstüne

ne namı kalır ne adamlığı
İstanbul denmek ne haddine,
maviyi de kirletme o yalan sözlerinle.
siyahıma adını veremem kıyamam ona senle
sonucunda ...
dostta fazla sana, aşkta ...







06.00
EV
16.06.2017
RAMAZAN BAYRAM'I İKİNCİ GÜNÜ ÜÇÜNCÜ GÜNE BAĞLANIYOR.

23 Haziran 2017 Cuma

Yabancı bir uğultu var kulağımda
Çınlama değil çünkü anmaz kimse beni
Özlemiyor belli
Yara bende kimin umrunda ki

Tanımıyor
Anlatmadım ki kendimi
Neyi bilsin
Beni mi görüneni mi ?

               Ağlamam ben bilir herkes
               Bilen herkes bilmeyen bir benmişim pes
Çok dediler kulağım sağır ele
El de vermiyor ki şu yaralı gönüle
Sevmeyi de beceremez
Yabancı kalmış göz değmemiş ömrüme


14 Haziran 2017 Çarşamba

Yıldızlara tutulduk bugün
Güzel sözler geliyor hatırıma
Sonra bir bir unutuyorum
Yarım çünkü her şey
Tam olmadığı için saklamaya lüzum duymuyorum
Fon sesi gelmiyor kulağıma
İnce ince yağan yağmurda yok şimdi
Yaz gibi de değil hava
Onu bunu bırakta
Sen nasılsın ?
Özledin mi beni ?

Semanur Coşkun (S.C.)
TEOMAN DURALI Ç.S.
00.37

29 Mayıs 2017 Pazartesi

Ya bak bana ya bakma
Ya sev ya sevme
Ya git diyorum ama boşver sen yine de gitme
İkisi arasında yaşanmaz anlasana
Ölüm ile kalım savaşı mı sandın bu can
Gülme!
Bakma artık haram,
Sevdayı da mundar ettin
Ahh be güzel sevmeyi de bilmezsin
Ağlama !
Ne demişler
Açtığın her yaradan,
Hesap sorar Yaradan.
Ah edemem ki sana
İki arada bir derede olma
Yalvarma !
Duygularını bırak sakince,
Yaşama gerekirse,
Ağlattığın günlerin adedince ,
Gitme ...


SEMANUR COŞKUN
17.34
29.05.2017
Rüştü Onur Ç.S.
Ramazan Ayı

18 Mayıs 2017 Perşembe

MEYHANEDE PERVANE

ölü şimdi.
Bütün çiçeklerin dibine tuz ruhu dökmüşler
papatyalarda seviyor çıkacak yaprak kalmamış
yolmuşlar güllerin kızıllığını
sararmış hepsi.
sarı gül ayrılıktır sararma gül
gülmek yakışırdı ama yüzüm solgun şimdi
taç yapacaktım onlardan umutlarım da soldu
koparmayacaktım dalından hiçbirini.
şenlenecekti bahçem,
senin beni sevdiğinde olduğu gibi ...

Bırakmamışlar ki bize sevdayı
harcamışlar bütün bozukları meyhanede
çok çekmişler belli
                       kafaları güzel-di
hepsinin

sebepsiz yere çok yormuşlar
sızmış hepsi bir köşeye
                        acı çekmişler belli
                        ayılamazsın an bir süreyle
sevmeyen anlamaz ne bilsin divane
pervaneye benzer insan sevince
                       uçmaz ki çiçeklere, onun işi hep ateşle
             




12 Mayıs 2017 Cuma

Ölürsem aklın kalacak.
Ahh'lar vahh'lar dizilecek küçük hecelerle
Keşkeler birikecek dilinin ucunda
Şüpheleri kovalarken peşinden
Ölürsem aklın bende kalacak
Sen ben'ini unutacaksın
Bırak kalmasın gözüm açıkta
Giderken elveda elinin ucunda
Kuş kalbinde kalmasın.
Kalırsa,
Aklında bende kalacak yüreğinde
...
Piyonadaki adam bir daha o kadar yumuşak basmayacak tuşlara
Bir daha adını vermeyecekler umutlara
Kemandan da uzak kalacaksın
Aklının bende kalmasının yanısıra

Aklında gözüm yok
Ama
Gönlün bende kalacak.

Giderken yük etme bana,
Ölürken hafif olmak istiyorum.
Aklında kalmasın yüreğinde
Gözüm açıkta kalmasın
Niye gelmedi diye


S.C.
17:33 Çalışma Salonu 1

10 Mayıs 2017 Çarşamba

DUÂ FERYADI

Dua dua hıçkırık gözlerde
Rabb'im ağlayamıyorsa gönül gözde ne arasın yaş ...
Vefasızım sana karşı biliyorum
Bu acizlik nefsime boyun eydi özre gelemedim utandım.
Güvenemedim kendime. İlmim zelil kaldı kainatın erdeminde.
Rabb'im  Zilzal dediğinde titremiyorsa nefis ben nasıl aydınlık vereyim göğe. Ben nasıl dileneyim kapında af diye. Nasıl ?
Dua'ya hazırlık için arınmaya gerek duyarken arınmaya nasıl geleyim huzuruna ?
Zerre hayır işleyen mükafatı görür müjdesi veriyorsun. Zerrelerim işe yarar mı Rabb'im !?
Adiyat'ta öğretiyorsun nankörlüğümüzü. Adiyat'ta şahit tutuyorsun bizi. Bu sebeple anlıyorum artık neden Surelerde ağladıklarını ...
Karia'da sarıyor korkumuz. Tartımızda günah ağır gelirse diye Haviye buyuruyorsun Ya RABB !
Dünya nimetleriyle kör etme bizleri Gaşiye gibi , Ala gibi ... Uyandır Ya Rabb'i ... Varlığımı anlatıyorsun Tarık'ta ve nicesinde nakış nakış işlemişsin kelamına

 Sure Sure yazıyorum dostlar belki bakarsınız diye
Gaflet yumağında çepeçevre dolanmışken görmüyorum hakikati. Allah'ın Nur'u saracakken varlığımızı, İblis'in oyunları çevrelemiş hayatımızı. Görmüyoruz kardeşim, göremiyoruz. Bir kuyu ki dibi bucağı yok bir kuyu ki varlığımızın kudretinin suali yok
Her şey apaçık ortada.
İsyana ne hacet var ki İgra' demiyor gönlümüz ?
Neden dünyada casper kovalıyoruz ?
Hakikat ortada iken neden hala perde takıp bakmaktan çıkmıyoruz oku emrini göremiyoruz ?
Allah deyince neden titremiyor göz pınarlarımız neden Salavat getirirken kalbimizin üstüne el koyamıyoruz gönül heyecanını aşikar etmesin diye ?
Neden beraat edemiyoruz günahlarımızdan ?
Sormuyor muyuz kendimize? Neden bana hiçbir karşılık beklemeden bu kadar rızkı verdi acaba diye ?
Birinden burs alsak hemen onun için çaba harcarız vefasızlık insanlığımıza yakışmaz.
Nefis hapsinden beraat etmek istemez misin ?
Bak arkadaşım, bak aynaya ! İnsanlığını veren Yüce Kudret'e neden hala ibadet etmeliyiz mi diyorsun ?
Sen, sana bunca rızkı verenin rızasını istemez misin ?
... Cemalini görmek istemiyor musun ?

Bu bir " Duâ Feryadı ",
Rabb'im, duy feryadı ...

AMİN !

9 Mayıs 2017 Salı

Bir fırtına kopuyor denizden
Yer gök kıyamet
Kuşlarda konmuyor artık dallara
Gölgeme sığınmıyor kediler
Yokluğu sızlatmıyor huzurun
Gel diye bağırmıyor yıldızlar
İlham olmuyor mavi denizlere
Neşter dokunmuyor tenime
Kan desen akmıyor zaten bilekten
Güneş yakıyor ama su veren yok
Susmak kesmez zaten ...
Benzim olmuş bembeyaz
Üşümüşüm soğuktan...
Sevmiyorum gidenleri !

Gök gürlüyor yine bir şeye mi kızdı
Boşaltmadı yağmuru, acep neden bu sefer ağlamadı ?
Sahillerde soğudu artık balık ekmekten
Şiirden de soğudu resimden
Boyamayı zaten sevmezdi
Sevmekten de soğudu

Sevmiyoruz dedikte acı çekmiyor muyuz sandınız ?


S.C
10.05.2017
01.03
KARAELMAS

7 Mayıs 2017 Pazar

Duygusal Potpori

Kıymet bilmede birinci...

Sesini ilk defa duydum ayın
Heh
- 7'si
Aylardan
Imm
- Mayıs,
Babamın doğum ayı

Güzel gün velhasıl ...
Onu demeye çalışıyorum
Havada bunaltmadı.
Eyvallah sözünü de severim hem.

İyi mi geldi işaret mi bu !?
Kanat sesi mi bu pır pır
Kesin öyle.
Kuşlarda öttü zaten

Onu bırakta söyle şimdi,
İyileşiyor mu gönlüm ?

Bilmezdim bu kadar yakınım hala sevdaya
Gayri güvenirim ben sana

S.C.

8 MAYIS 2017
04.19-25

30 Nisan 2017 Pazar

ATEŞ BAŞINDA BAĞLAMA

Hasret aldı ateş üstü duman
Dertler olmuş derya
Kimse bilmez dert soran yok candan
Ne anlatayım millete sevda denen illeti

Sarhoşum ayılacak değil gönlüm
Ben sevdim bu ayı
Değil hilal oldu rüyamda
Sahihler aydınlattı karanlıkta

Taş üstünde yanar ateş feryad
Duyan gaybda

Geceyi aydınlatma usta
Bırak örtsün kederi
Kader denen rüya aldı götürdü sevdiğimi

Ateş başında bağlama,
Bunlarda geçer bırak ağlama


SEMANUR COŞKUN

KUR'AN-I KERİM

Kırmızı kapaklı kitap bir duvar süsü
Ne dediğine lüzum yok öz bitirenin sözü
Anlama ne hacet 6666 ayet torbada
Ne der bilmez fani konuşur anca
Soru sorsan başlar "bence,şunca"
Yazmaz mı sandın Hakk'ın kelamında !?
...
Her vitrine bir süs, altın yazmalı
Ya da bakınca güzel kime ne okumalı
Ayet ayet aşkı işlemiş her saife
Ama bırak dursun lazım olur cenazede
...
Takmış başına tülü, ahh bu sosyete usulü
Saygı bilir belli almamış boyunun ölçüsünü
Bekle verir sana fayda
Nasıl olsa  kırmızı kapak altında sayfa
...
Dindar kelimesi sandın dini dar
Din-dar olsa ne bilsin
Şifa onda ne arar ?
Ah kitap, ziyan oldu sayfan
Okumayan açıyor tabletten, telefondan
Diyeceksin bana eleştirir kitabı
Savunuyorsun ama neye bakıyorsun kelamı
32 Farz bilmiş vay Müslüman !
Ne uygulamış, ne ermiş
Sen derdine yan
...
Cennet garanti dilinde Allah olanın
Secde yeri bilmez kalbi temiz sananın
Sanıyorsun Cehennem'e başkası girecek
Sure 75'te geçiyor Kıyamet günü gelecek.

SEMANUR COŞKUN

28 Nisan 2017 Cuma

AŞK KILAVUZUNDA NOT

Usulca yere bırakın şimdi kaleminizi ve kitabınızı
sakin kalın. Ses kaydım olsa gözlerinizi hayalinize yumun derdim o halde
kalbinizi hayalinize yumun beraber tanımlayacağız bu hikayeyi...
Çok sevdiniz cânım,
Çok.

Sevgiyi sizin gibi aşkı bilenlere özetlemeye haya ederim.
Eminim hepiniz ucundan tuttunuz bu yumağın...
Elveda diyebilen kaç kişiyiz ?
Hiçbiriniz elveda demediniz.
Deseydiniz çoktan aşktan çıkmıştı bu rüya şimdilerde başka yelkenlerde okyanusun tadını çıkarıyor olurdunuz fakat sizler hala kumsalda deniz kabuğu arıyorsunuz.
Ne gecenin, ne gündüzün farkındasınız.

Geleceğim mi dedi ? Gelmedi.
Seviyorum mu dedi ya da ima etti ? Sevmedi.
Siz inanmak istediğinize inanarak sadece onu korumak istediniz tüm söylenen sözlere karşı. Yaren değil kalkandınız. O değer kıymet bilmedi değil mi ? Şuanda başka gönülleri feth ile meşguldür büyük ihtimalle. Ne olacak onu kattığın hayallere şimdi ?
Geleceğine kibrit mi çaktın yoksa !?
Hüznüne için yanarken şimdilerde mutluluğu yakar olmuş içini ...
Bir lafına ondan çok üzülürken şimdi üzülmesine hüzünlenmeni kabullenemiyorsun. Vicdanım sızlamasın diyorsun.
Söylesene sahiden çok sevdin değil mi ?
Nefreti ona yakıştıramamışken şimdilerde nefretin sevgi belirtisi olduğunu anlayıp bunu bile kabullenemiyorsun. Tiksiniyorsun aklına geldikçe her kelamı. Ya da her kelamına sıkıştırdığı kandığın yalanları ...
Üzgünüm ...
Önce dakikalara küstün sonra saatler hepsi birbirini kovalarken günler harap şimdi ufukta
sonunun özlem olacağını bile bile yaşadın bunu. neden şimdi nabza parmak basıyorsun ?
Güvenmiştin oysa, çok yanlış.
güvenme !
Yanlış limanda arıyorsun kalbinin gemisini.
Canın yanıyor mu ?
Acı diyorum ya hafif gelecek. Bilmeyen derinin yanması gibi içi yanar  mı insanın deme ! Yanar.

Bakmaya kıyamadığını, görmeye dayanamayacaksın. Kaçacaksın tüm kötülerden sevgini kaçırdığın gibi ondan kaçıracaksın adam gibi seven yüreğini ...
Aradan aylar geçecek onsuzlukla terbiye ettiğini düşüneceksin kendini. Artık bitti diyeceksin. Yeniden gülümsemeler belirecek yüzünde... taa ki o şarkı kulağında çınlanana kadar.
... Ortak şarkınız bile değildi halbuki. Sadece onu anımsadın bir kelimesinde...
Gözyaşların doldu yine... ama saklamak zorundasın kendini.
Yoksa yediremezsin kendine bir kez daha değmeyecek birine hapsolmayı.
Belki yıllar sonra karşılaşacaksınız ve bu sefer bir selamı çok görecek dilin belki sadece başını eğeceksin, belki de sadece çok şey der gibi bakacaksın ...
konuşacak ne kaldı ki sanki
Unutmuş olur musun o sıralar bilmiyorum ama alışmış olursun ...
Belki hatırlar o da seni. Mutlaka hatırlar da  hani bu kadar ölü yaşadığını anlamaz sadece
Uzun zaman oldu derse, tebessüm edersin zaten ona dair başka bir şey söylemeye de takatin kalmamıştır. O an anlarsın ne kadar yorgun olduğunu, ne kadar yanlış yolda heba ettiğini yürek denen servetini.

Misâl verelim mi ?
Onun  yüzünden okulu bırakmışsındır, bilmez. Onun sebebiyle küskünsündür hayata, akıl verir sana. Onun yüzünden şair olursun tebrik eder kendini aramaz bile satırlarda...

Değmez kardeşim, değmez.
Değecek olsa helalin olurdu zaten, olmadı.
Çok hakkına girdi ama değil mi ? Hak etmediği değer ile kıymetli sandı kendini.
Peki gülmüş müdür sana ?

Hani dedim ya yanlış liman diye işte meselen de bu.
Yanlış gemiye binemezsin. Sadece gidene el sallarsın. Sen gemini bekle, Rabb'im helal daireyi keyfe kafi kılmıştır elbet.
Sevme demiyorum zaten, eminim seçme ihtimalin olsa sende sevmezdin.
Sadece bekle, bekle... Yarına kalmaz bu hesap.
Ne demiş Yunus "Sen doğru dur. eğri olan belasını bulur."


SEMANUR COŞKUN
03.03
KARAELMAS
düzenleme 03.17

HÜZNÜ TEL

Hüznün sardı değil mi her bir telini
Böyle olsun istemezdim
Ama sen çizdin boynuna bu urganı
Çok gözyaşı döktüm inan
Ne diyeyim ki şimdi sana
Gülmene kaç satır biriktirdi bu gönül
Kaç hece sığdırdım kısa sakallarına
Değmedi gülüşüm sevgine
Göz kapaklarıma taktığın yaşlar
Kaldırdığım elvedaya değmedi ellerin
Şimdi yansın için
Umrumda değilsin


SEMANUR COŞKUN
23:33
28 ŞUBAT 2017
KARAELMAS

24 Nisan 2017 Pazartesi

KARANFİL



sesini duymayalı uzun zaman oldu
bir daha çakmak değmedi sigarama
sigaram yanmayalı uzun zaman oldu
bir histir ki doğmayalı
güneş bana bakmayalı
çok oldu da
unutalı ertesi oldu,
bir tek o çok olamadı.
zifiri karanın içinde gölgen gelmedi,
kalbim ritmini bozmadığı
gözlerime yıldızları bir daha takan olmadı
ardında hayal derdi derya
karanfil olacaksın solmaya mahkum
gülün dikenine katlanamayan
defterin arasında saklanmayan
bir papatya değil umut dolu,
gül değil aşklı huzurlu
karanfil
sadece karanfil
cenazende yakama taktığım karanfil
işte sen o olacaksın





10 Nisan 2017 Pazartesi

Utanmadan geliyordu her defasında gözyaşı yanaklarına.
Bu sefer daha farklıydı ama... başka seferi daha yıkıcı olamayacaktı.
Çok kırıcı ve hala mutluydu adam
Kadın çok kırgın ve yokluğunda mutsuz ...
Adam inan diyerek ilerliyor ancak güven vermiyordu
Kadın sonuna kadar tutmaya direniyordu,
Artık yorgundu ...
Acıyı susturmaya çalıştığı her saniye batıyordu ona
O mu kim ?
Acıyı yaşayan tek kişi kadındı bu hikayede.
Adam gitti, kadın bitti
Giderken tek söz etti
Mutlu ol
Çok komikmiş gibi

5 Nisan 2017 Çarşamba

su sesi ... gecenin sessizliği ... ben buyum işte bende buyum benim olanlar, bende olanlar bunlar... sadece bu kadar SEMANUR COŞKUN

26 ŞUBAT 2017
01:06
Az daha bir günün daha gecesini gündüz edecektim ... S.C.

26 ŞUBAT 2017
04:59
Meğerse yalan kuyusuymuşsun alacağım olsun ahirette

5 OCAK 2017
S.C.
Küstüm, bu sefer herkese küstüm ...

28 ŞUBAT 2017
benim, benim gibi dostum yok S.C.

2 MART 2017
En büyük hatam herkesin en kötü gününde yanında olmam.

7 MART 2017
ne demeli yine uyku tutmuyorsa yazacak bir şey mi kaldı sanki ... S.C.

11 MART 2017
Umudun umudu kaldı mı ki heybesinde ? S.C.

11 MART 2017
Bir deli rüzgar savuruyor gecenin 3'ünü Sabahı bekleyenler ile geceye direnenler aynı kişiler mi ?
S.C.

11 MART 2017
Hani seninde kaçtı ya uykun, Hepsi benim suçum ? Benim suçum da sensin ... S.C.

11 MART 2017
Kadın gülümsedi ... :) - ... ve film bitti. S.C.

11 MART 2017
ne yazdığımı bir bilsem ahh kalemim çok şey biliyor olsa gerek onu ben bile anlamıyorum S.C.

15 MART 2017
sanat, ticarete dönüştürülemez ! S.C. ATASÖZÜ :)
Saat 04:38 gecede gözüm var S.C.

20 MART 2017
Acaba sabaha ulaşmak için mi geceleri sayıyorum ? S.C.

20 MART 2017
"Hikaye bir, anılar farklı. Pencere aynı olsa da manzara farklı ..."
SEMANUR COŞKUN

21 MART 2017
" Gülmüyor. Mutlu musun şimdi ... ? "

SEMANUR COŞKUN
21 MART 2016
Papatya ölüme susayan aşıktır ! S.C.

26 MART 2017


bazen düşünüyorum da keşke düşünmemiş olsaydım S.C.

26 MART 2017
Beraber kurduklarınızı başkasına da diyorsa İşte o zaman ziyan

S.C.
7 EKİM 2016
Yağmurlu bir günde gelecekti Söz vermişti Bugün yağmur yağıyor Gelmedi ... S.C.

12 EKİM 2016
Ne çok yağmur yağdı, Ne çok sen düştün kirpiklerime
S.C.

13 EKİM 2016
Hep uzak kalmaya rağmen nasıl özler ki insan Uzaklığını bile özler mi Özlüyor işte Semanur Coşkun

24 EKİM 2016
Cesaretsizlik değil benimkisi Sadece çok sağdığım hayat arkadaşıma O kadar Semanur Coşkun

24 EKİM 2016
Ah be yağmur çok güzelsin Hayallerimi hatırlatıyorsun bana ... Semanur Coşkun

24 EKİM 2016
Oldum olası sevmedim gidişleri Vedalar buruk yanlarıdır sevginin Vedalar büker insanın boynunu Ölümdür tek veda Her veda ölüme bir adım daha

S.C.

27 EKİM 2016
Her sonda bir başlangıç hissediyorum Bunun adına da umut diyorum Semanur Coşkun

31 EKİM 2016
Yol bitti vedalar geride kaldı Dönüyorum artık Gelme sebebimi unutup Ben olarak dönüyorum O gelirse gelir artık Semanur Coşkun

31 EKİM 2016
Ölmüş biriyle yaşamayı hayal ediyorsun düşünsene Bu kadar saçmaydı işte Semanur Coşkun

31 EKİM 2016
Daha sevemem dedi kadın. Adama yetmedi, dahası yoksa gidiyorum dedi. Halbuki kadın, daha başkasını sevemem demişti Adam gitti S.C.

2 KASIM 2016
Sevinçlerin hüzünlerine denk Sanma ki üzdüğün kadar sevindirdin Hayır Sadece ben Bir sevincin ile hüzünlerini çok kez sildim Semanur Coşkun

4 KASIM 2016
Bugün zifiri kara bulutlar Belli ki çok dolmuşlar Göz kapaklarıma yağmur yağdıracaklar S.C.

12 KASIM 2016
Sevmeyi öğrendim Sevilmeyi başkaları öğretti İstemedim Sadece senden bileyim istedim
Olmadı

S.C.
15 KASIM 2016
O aşık Ben ölü

S.C.
16 KASIM 2016
Kar yağsada gece yarısı camdan masumiyeti izlesem ...

S.C.

25KASIM 2016
Okumaz, sevmez, gelmez Bu da böyle bir hikâye

S.C.
5 ARALIK 2016
Ne oluyorda hüzüne daldın, kim kırdı kanadını yine ?
S.C.

6 ARALIK 2016
Saat 00.00`ı geçti İyi varsınların yerini keşke aldı Her seneden bugün de anlamsızlaştı .. Manidar

Semanur Coşkun
17 ARALIK 2016


Kızdığım için dünyayı yakabilirim Çünkü ben bir deliyim
Susarakta seni yenerim Çünkü ben zeki bir deliyim. Huni takmam başıma Konuşmalar çok saçma Kulağımda küpem yok
ama Ben deliyim

S.C.

27ARALIK 2016
" ...yorgunum Seni sevmeyi eskisi kadar sevemiyorum. " Çok acı

S.C.
3 OCAK 2017
Mutlu olamazdı Kadın daha önce de söylemişti Affetmeden iyi olamayacaksın
demişti Umrumda mı ?Değil ! demişti
adam Şuan umrundaysa umrumda
değil

S.C.
5 OCAK 2017
Vefa der vefasız ! Samimiyet ister samimiyetsiz ! Şair ruhluyum der ruhsuz ! Merhamet ister acımasız !
İnsan sayarız aslında omurgasız ! S.C.

8 OCAK 2017
Şömine midir insanı ısıtan yoksa hoş sohbet mi ? Şömine bahane dost ! Şömine bahane albet Salepe tarçın, insana dost gerek S.C.
Adından nefret edemedim, Harflerinden nefret ettim. Elimden bu geldi. Bu da bana yetti ... Semanur Coşkun

17 OCAK 2017
Kimsenin anlamadığını anlarsın Onlar yine de anlamaz

S.C.
Keşke dememek lazımmış şu hayatta Ama ahh be ahh keşke nefes alabiliyor olsaydım S.C.
Çok kırgınım
... Bu kadar.

S.C.
24 OCAK 2017
Eskiler bilir ben böyle değildim Ben, bendim. Sonra olamadım ...

S.C.
Çok farklı değilim herkes kadar özelim Nedir bu bana uymayan kılıflar ? Yoruldum ...

S.C.
Bir "merhaba" vakti olmayanın zamanımda işi ne !? İşi yok ! S.C.
Bir ayağı dışarıda olanı gönlüme misafir bile etmem Ya içeride bekleyeceksin Ya da kapıyı üzerine örteceksin S.C.
senden her geri gidişimde çevren geliyor kaçamıyorum artık nedir bu işaret mi anlam veremiyorum iyi değil bu iyi değil S.C.

27 ocak 2017
Unutuyordum ... İşin tuhafı, ölmüyordum da S.C.
İntikamı bilmezdim ben mesela Nefret ne bilmezdim ... Affetmeyi çok iyi bilirdim bildiğime pişmandım Şimdi ise affetmek istediklerime

S.C.
bakamıyorsam, acısına hüznüne sahip çıkamıyorsam bitmişlik değildir bu bitememişliktir. S.C.
olur ya hani terslik işte ben bugün bu şehirden gidersem bir daha da dönmem . S.C.
Az daha bir günün daha gecesini gündüz edecektim ... S.C.
yeni hayaller mi demleniyor ?
yine saçmış Mevlam dağlarına şiirleri
her türlü doğuyor Güneş
ama eksik işte
eksik
artık ısıtmıyor ...

ah diyorum
vah işitiyorum
gel diyorum
gelme
yok
yok
diyemiyorum

leyla'ya sesleniyorum, mecnun olmuyor
aslı kerem'e dilim varmıyor

ah diyorum
sen diyorum
biz
yok
yok
diyemiyorum

gülmene talip ben lal oluyorum
sevmeye talip gönlümü susturuyorum

ah diyorum
sev diyorum
sevsin istiyorum
seviyorum
yok
yok
diyemiyorum


yapamıyorum işte
senle de
sensiz de
evet evet
yapamıyorum.

1 Nisan 2017 Cumartesi

ilimden soğutan ilim .
bir şeyi öğretmek için zorlaştırılmış eğitim .
içten içe çığlık atan talebeler
saat kaç olmuş çalışan beyinler
sınava geç kalmış ,
yorgun gözler 
vize haftası buna derler .
bazen sayfa sayısı çok olsun diye yazılmış eserler okuyorum bir şeyler öğreneyim diye . o kadar kolayca kavranacak az-öz anlatılabilinecek konuları o uzata uzata anlatmaları yok mu?  dolandıra dolandıra anlatıyor ip karıştı düğüm oldu haberleri yok !
kendi stresimiz yetmezmiş gibi birde anlamakla uğraşıyoruz .kitaplar kitap değil artık . stres küpü! sabır ölçüyorlar sanki .'' bakalım daha ne kadar okuyacak beni ?'der gibi ...


Halenur Coşkun










Hasta mı şimdi ?
Uzaktan gelir artık hapşurme sesi
Söylesene !
Hiç kimse sana çok yaşa demedi mi ?

Siyah üzerine beyaza mı büründü suretin
Kimse başını okşamadı mı senin
Güneş'e aldanıp ayaza yarım mı çıktın
Yanın boş kalınca şemsiye de alamadın
Bulutlar yaşardı yine
Söylesene !
Benim yokluğum yoklamadı mı seni ?

Tekrar mı ediyor kabus rüyalar
Rüyada olan varlığım uykunu aralar
Şimdi sus bir şey söyleme
Unutturuyor değil mi uykular ?

Çok kitap birikti gönülde
Siyah-beyaz filmler perdede
Ahh bu resimler gizli çerçevede

Bir kutuda mı hapis olacaktı güzelliğim,
Ben seni böyle mi sevmiştim !?


SEZAİ KARAKOÇ KÜTÜPHANE 1. KAT
01.04.2017

24 Mart 2017 Cuma

yine bir tekrar hayatın penceresi
aynı şarkı kulağımda
anlamlar aynı mı her defasında bilmiyorum. Günlük gibi yazmaz aslında kişi ama yaşanılanlar günlük gibi ... Giden gitti zaten aklına geleni şiir kafiyesine gerek olmadan yaz.
biten umudunu sıraya koyarak yaz. Geceler gündüz gibi yaşandı değil mi uykusuzluk en yakın arkadaşın oldu çünkü. göz kapakların kapanmaya hasret günler geçirdi. olsun sazını çal, yaz ...
Vaz mı geçti senden ? Geçsin, gidene yol kapı önü zaten
bir elvedaya sığdırdığım ilhamımı uğurladım
özlemedim
istemedim
sevmedim
nedensiz
ama yazamıyorum...
vedayı ilham sayarken mürekkebim tükendi
belki de ben tükendim mürekkep sadece bahaneydi
ama yazmaya değecek bir şeyler olmalı insanda
göz yaşına değiyorsa akmalı mesela
konuşmana değiyorsa, vaktin ziyan değilse harca 
israf haram be kardeşim değmiyorsa sağda durdur

ama olmuyor değil mi ?

gemi hep yanlış limana çekiyor
mendil sallarken buluyorsun kendini 
ardından şiirler yazılıyor denize
denize mi şiirler , yoksa gidene mi ?
yoksa sende mi mavi dedin umuda ? fakirin ekmeğini bölüşüyoruz desene


LAVANTA ve BUĞDAY

Neyin hikayesi bu öykülemek geldiğinden mi yoksa yansıma olduğundan mı kaleme alıyorum ?
biri olmadan yaşamayazsın diğerinin kokusuna hayransın
aynı dağın zirvesinde iki ayrı yoldaşın hikayesi bu 
Lavanta ve Buğday
ahh lavanta, rengine hayran lavanta
kendine hayran lavanta
canım buğdayım
hasat zamanı hevesle beklenen, evlere aş, insanlığa bereket buğdayım
kuraklık zamanı sen kurtardın değil mi Mısır'ı ?
ahh Hz. Yusuf, sen bildin buğday saklamayı ...
ilaçsın lavanta, ilaçsın cana
derin nefes alınsın diye beklersin bir umutla ....
iki fayda, iki ayrı dünya
ayrı ayrı güzel
aynı başka bir güzel
renkleri karışmaz asla
biri belli eder kendini uzaktan
diğeri usulca bekler vaktinin gelmesini
ahh lavanta ve buğday,
ahh buğday ve lavanta ...
bir bukete can olursunuz aynı
ayrıykende güzelsiniz 
ahh buğday ve lavanta
...
aynı yerde de güzelken kim ayırır ki sizi ?
kim belirlemiş bu hududu, bu sınırı
özgürsün bırak sal kökünü toprağa
insanlar yürek görsün lavanta buğdaya kavuşunca
....

17 Mart 2017 Cuma

Gönülde Firar

Kalem kağıda yazmıyorsa yâr ne eylesin bu diyâr
Beşeriyet İlâhiyat'a ulaşmıyorsa ne eylesin gönülde firar
İstima' ediyorsun ancak hakikate âmâ
Anlamaz acmî, kıt değil ancak ne âlâ
Keyfiyet dönüşmüş kâfiye
Bahsi geçsin
Âhüzâr edersin behlül eyleyip geçene
Aruz gitti artık aşk bile hece hece
Yazmasanda meczûb, yazarlar hanene
Neden lehf edersin bilmediğine
Sandın faniden faniye olsun diye mi adı aşk !?


S.C.
DURMUŞ GÜNAY KÜTÜPHANESİ
16:18



vedalardan sayfa sayfa buket yaptım
şimdi deme bana bir selama muhtacım
alışmış olmalısın sılaya,
çok el biriktirdin dilinde
gittiğin günlerin çiçekleri soldu
ne su fayda, ne Güneş ısıttı
yağmurlar yağdı gözkapaklarıma
şimdi sakın deme bana
şimdi sakın biriktirme gönlünde selamları
almayacağım.
kurudu mu dal yakılır usta
gönül kurudu
yak gitsin selamlarını da
şimdi deme bana bir selama bir de sana hasretim
inanmayacağım

Bulutlara bakma bulutlar benim Yıldızlarda benim . Semanur Coşkun

14 Mart 2017 Salı

Yani; hala şiir denince aklıma ilk gelen mi oldun ?
Tuhaf, bu defa kızmadım sana,
Adını satırlara çekinmeden yazdım.
Bana değil çünkü sadece şiire yakındın...
diyorum ya
Titremedi kalemim,
Bu defa görmek için değil, dinletmek için yazdım adını.
Hala gurur duyuyor olmakta karakterini hatırlatıyor bana
Duymasın sesini diyorum kulağım, ahlakın acımı çınlatıyor.
iyi vesile oldu
Karışmadı gözyaşı yağmura,
Yanmıyor artık ateş misali yürek
Sevindim, bittin
Artık tekrardan gülebilirim
...

S.C.

15 MART ÇARŞAMBA 2017
01:43

11 Mart 2017 Cumartesi

her yerde senin suretin
özel sanma kendini
aksine
özel değildin
fazla tipik bir kişi olmalısın her yerde sen görüyorsam
bunu aksi olsaydın
her yerde olmazdın zaten
bende olurdun ...
ben olurdun.
yoksun yokladığımda kendimi
öyleyse herkeste herkessin
ya da hiçbir şey
kimsede hiçbir şey ...
Tamam tamam bir şey demedim
yok bir şey

S.C.


26 Şubat 2017 Pazar

Hayatın bütünündeki ihanet yumağı mı bizi bitiren ?
Uyanmıyorsun değil mi çektiğin acının sebebine ?
Uyanamazsın, üzgünüm ...
Ben kaç gün üzgünsem
Sen o kadar gün uyuyacaksın
Unutmadıkça ben acıyı, geceler değil artık sana uyku vakti
Gece mi karıştı aydınlığına ?
Yan !
En acısı.
Kaç gece gündüzü yaşadıysa bu gözler
Sende o kadarında yaşa gündüzünü gece ...
Affetme Allah'ım affetme ...
Bu yara ki kalp yarası,
Onun kalp karasından bulaştı
Affetme Allah'ım, affetme !
Kuldur elbet fani,
Unutur her çektiğini,
Ben unutsam Sen unutma !
Acı ya hani kabuk bağlar,
Ben bağlasam Sen bağlama !
Ne hicaz dinler artık bu sağır,
Ne nihavent paklar bundan sonra
Vicdanı duymayan ne bilsin
Huzuru dinlemeyi...
Ahh be
Susmayı da bilmez ki


...

Semanur Coşkun
23.34
26 ŞUBAT 2017-Kyk

11 Şubat 2017 Cumartesi

kimilerimiz mecbur tutulur gülmeye
acılar yanak kaslarını germiş olmalı ki gülmeye meğillilerdir
en büyük düşman aynalar, sarmaz hiçbir yarayı o seni anlayanlar ...
resimlerin ardına saklandığın anılar birikmiş değil mi albümünde
peynir derken çekilen kareler mi gösteriyor senin sen olduğunu
inanmaya çalıştığın kabullendiğin kurallar hiç mi omzuna basmadı ?
hüzün merdivenlerini birer birer çıkarken zirvede elin boş kaldı değil mi ?
hüzne alışan yüreğin acıyı bilmedi
yazık oldu sana
yazık oldu ...
kendin yaptın ama duvarın yıkıldı değil mi ? Enkazı mezar oldu sana ...
unuttun mu peki ?
unuttun mu beni...
kendini yani unuttun mu ? tabut sandın sığarım sandın özgüvenin içine
sığamadın ki
gücünün katilin olacağını kim bilebilirdi
...
küçükken öğretilen mutluluk oyununa ne demeli peki ?
...

24 Ocak 2017 Salı

Özlem nedir bilmez bu gönlüm kanmaya çokça meraklıdır. Güvenmem dediği her zerreyi kabullenmez ancak güvenir. Çok güçlü değil mi hayal kırıklığıyla dolu bu beden ? Çok güçlüyüm !
Hiçbirinizin cesaret edemediği Ben'i başardığım için 13 yaşında...
Çok sevda sığdırmadı, zaten sığmazdı ...
Huzur başlığında dizdi anılarını hayal kırıklığı yıktı hepsini tuz buz etti. Sonra boşver sözleri yankılandı kulağında... Yalan sözlere tamah etti sanıldı kandığına yanıldı herkes. O inanmamıştı ...
İyi oyunculuk değil aslında buradaki başarı, iyi seyirci olmakta mesele ...
İyi izlerim ben filmi konuşmadan, yorum yapmadan sonucunu tahmin ederek izlerim aynı hayatta olduğu gibi

İYİ SEYİRLER, FİLM DEVAM EDİYOR ...