Usulca yere bırakın şimdi kaleminizi ve kitabınızı
sakin kalın. Ses kaydım olsa gözlerinizi hayalinize yumun derdim o halde
kalbinizi hayalinize yumun beraber tanımlayacağız bu hikayeyi...
Çok sevdiniz cânım,
Çok.
Sevgiyi sizin gibi aşkı bilenlere özetlemeye haya ederim.
Eminim hepiniz ucundan tuttunuz bu yumağın...
Elveda diyebilen kaç kişiyiz ?
Hiçbiriniz elveda demediniz.
Deseydiniz çoktan aşktan çıkmıştı bu rüya şimdilerde başka yelkenlerde okyanusun tadını çıkarıyor olurdunuz fakat sizler hala kumsalda deniz kabuğu arıyorsunuz.
Ne gecenin, ne gündüzün farkındasınız.
Geleceğim mi dedi ? Gelmedi.
Seviyorum mu dedi ya da ima etti ? Sevmedi.
Siz inanmak istediğinize inanarak sadece onu korumak istediniz tüm söylenen sözlere karşı. Yaren değil kalkandınız. O değer kıymet bilmedi değil mi ? Şuanda başka gönülleri feth ile meşguldür büyük ihtimalle. Ne olacak onu kattığın hayallere şimdi ?
Geleceğine kibrit mi çaktın yoksa !?
Hüznüne için yanarken şimdilerde mutluluğu yakar olmuş içini ...
Bir lafına ondan çok üzülürken şimdi üzülmesine hüzünlenmeni kabullenemiyorsun. Vicdanım sızlamasın diyorsun.
Söylesene sahiden çok sevdin değil mi ?
Nefreti ona yakıştıramamışken şimdilerde nefretin sevgi belirtisi olduğunu anlayıp bunu bile kabullenemiyorsun. Tiksiniyorsun aklına geldikçe her kelamı. Ya da her kelamına sıkıştırdığı kandığın yalanları ...
Üzgünüm ...
Önce dakikalara küstün sonra saatler hepsi birbirini kovalarken günler harap şimdi ufukta
sonunun özlem olacağını bile bile yaşadın bunu. neden şimdi nabza parmak basıyorsun ?
Güvenmiştin oysa, çok yanlış.
güvenme !
Yanlış limanda arıyorsun kalbinin gemisini.
Canın yanıyor mu ?
Acı diyorum ya hafif gelecek. Bilmeyen derinin yanması gibi içi yanar mı insanın deme ! Yanar.
Bakmaya kıyamadığını, görmeye dayanamayacaksın. Kaçacaksın tüm kötülerden sevgini kaçırdığın gibi ondan kaçıracaksın adam gibi seven yüreğini ...
Aradan aylar geçecek onsuzlukla terbiye ettiğini düşüneceksin kendini. Artık bitti diyeceksin. Yeniden gülümsemeler belirecek yüzünde... taa ki o şarkı kulağında çınlanana kadar.
... Ortak şarkınız bile değildi halbuki. Sadece onu anımsadın bir kelimesinde...
Gözyaşların doldu yine... ama saklamak zorundasın kendini.
Yoksa yediremezsin kendine bir kez daha değmeyecek birine hapsolmayı.
Belki yıllar sonra karşılaşacaksınız ve bu sefer bir selamı çok görecek dilin belki sadece başını eğeceksin, belki de sadece çok şey der gibi bakacaksın ...
konuşacak ne kaldı ki sanki
Unutmuş olur musun o sıralar bilmiyorum ama alışmış olursun ...
Belki hatırlar o da seni. Mutlaka hatırlar da hani bu kadar ölü yaşadığını anlamaz sadece
Uzun zaman oldu derse, tebessüm edersin zaten ona dair başka bir şey söylemeye de takatin kalmamıştır. O an anlarsın ne kadar yorgun olduğunu, ne kadar yanlış yolda heba ettiğini yürek denen servetini.
Misâl verelim mi ?
Onun yüzünden okulu bırakmışsındır, bilmez. Onun sebebiyle küskünsündür hayata, akıl verir sana. Onun yüzünden şair olursun tebrik eder kendini aramaz bile satırlarda...
Değmez kardeşim, değmez.
Değecek olsa helalin olurdu zaten, olmadı.
Çok hakkına girdi ama değil mi ? Hak etmediği değer ile kıymetli sandı kendini.
Peki gülmüş müdür sana ?
Hani dedim ya yanlış liman diye işte meselen de bu.
Yanlış gemiye binemezsin. Sadece gidene el sallarsın. Sen gemini bekle, Rabb'im helal daireyi keyfe kafi kılmıştır elbet.
Sevme demiyorum zaten, eminim seçme ihtimalin olsa sende sevmezdin.
Sadece bekle, bekle... Yarına kalmaz bu hesap.
Ne demiş Yunus "Sen doğru dur. eğri olan belasını bulur."
SEMANUR COŞKUN
03.03
KARAELMAS
düzenleme 03.17
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder