gece saat 12 (00.00) içimde soluğumu kesen bir sıkıntı dolanıyor. Hava esiyor ama gözüm dışarıda. Kimseye haber vermeden çıkmanın yolunu arıyorum. Oda da kimse kalmıyor. usulca giyiyorum üstüme ceketimi bir atkı doluyorum boynuma ne telefon var yanımda ne de bir lira para. Atıyorum kendimi sokağa ... İçim ürperiyor karanlıktan uzaklaşmaktan korkuyorum. binanın yanındaki çardağı fark ediyorum. Güzel bir çardak ağaçların arasında oturuyorum oraya. Arada sesler geliyor yan binadan aslında korkuyorum ama kalkmak gelmiyor içimden. Zaten gidecek başka yerde gelmiyor kiaklıma. O sıra evdekiler yokluğumu fark etmiş olmalı ki sokakta adım yankılanmaya başlıyor. Her yerde beni arıyorlar yanımdan geçip beni görmüyorlar. Ufak bir çıtırtı olsa fark edeceklerdi beni. Saklanmıyorum halbuki ... Sadece o an görünmez olmak geliyor içimden ama ne fayda çok geçmeden buluyorlar beni, örtüyorlar üstümü ve uyumamı istiyorlar. Gece bitiyor sabah uyanınca günaydın bile diyemiyorum sesim kısılmış. en acısı bir daha da eski ben olamıyorum, eski sesimi alamıyor tellerim . Ben sana o sesimle hiç seslenemedim. Ne örtersem örteyim üstüme acı açmış üstümü, üşümüşüm ... Bir daha hiç öyle üşümedim, bir daha hiç ısınmadı yüreğim ...
SEMANUR COŞKUN
30 EYLÜL 2017
TEOMAN DURALI Ç.S.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder