2 Kasım 2022 Çarşamba

ZAMANE GENÇLİĞİ Mİ, BİZİM ESERİMİZ Mİ ?

Saat 19.00 ana haber izleyen ebeveynler ve dünyadan haberi olduğunu varsayan ülkeden bir haber dolanan genç kardeşlerimiz. Türkiye'nin günümüz aile yapısının özeti budur. Peki biz bu muyuz ?  Ana haberler başlamışken ülke gündemi her kanalda başka cereyan ediyor tabii. Acılar aynı ama... Her kanal ard arda sıralıyor kehanetleri. Her biri bir sonraki günün habercisi gibi. Önce kadın cinayeti, sonra intihar, sonra bulunan ceset, sonra aile faciası, sonra cinnet, dolandırıcılar, bir bilezik için katil olanlar, gamsızlar, elinde telefonla kameraman kesilenler sonrasında twitterda hashtag. Bu sefer de duyarcılar sarıyor etrafımızı. Hücresinde keyif çatan genç kardeşimiz adalet elçisi olarak bir tweet atıp aynı gururla tiktokta keşfetine düşen siyasi kısa videoyu izliyor. Önceleri kadın hakları diyen feministler vardı sonra cinsiyet eğilimini değiştirmek isteyenleri destekleyenler türedi. Farklı olanlara korkmayın size kucak açıyoruz derlerken cinsiyetsiz olalım bu bizim tercihimiz değil ki diyenler başladı. Ergenliği geciktirip kendimizi keşfedelim sonra cinsiyet seçeriz diyenler türedi. Bunlar nasıl oldu biliyor musunuz ? Aile yapısını bozarak. Önce evlerimiz büyüdü, herkes iş hayatına girdi. Ailecek yemek masasında toplanamaz olduk. Sonra yavaş yavaş bağlılığımızı azalttığımız ailemizden ayrıldık. Bu sefer evler küçüldü. 1+1, 1+0 dairelerde oturup aile büyüklerimizi davet edemez olduk. Neyse ki Bayramlar var diyeceğim ama hay Allah onlarda hep tatillere denk geldi ...

Sayın anneler sayın babalar. Çocuklarınız evlerinde hücre hayatı yaşıyor. Sadece ihtiyaçları için çıktıkları odaları sizce onlar için aile sıcaklığında mı? 

Çocuklarınız oynadıkları oyunlarla sanal bir dünya kuruyorlar. Yan yana dahi tanıyamadığınız evlatlarınız sanalda ayrı bir kimlik buluyor. Oyun için başka biri oluyorlar. Oyunda kural belli gerçek hayatla sanal karışmayacak! Sanalda serbestsiniz. İstediğiniz kişi olun. Oyunda erkek oyunculardan para haklamak için kadın karakter oluyorlar mesela. İsterlerse polis, isterlerse terörist oluyorlar. Birbirlerini vurup sonra dirilmelerini bekliyorlar. Hiç tanımadıkları insanlara kanka diye sesleniyorlar. Küfürler havada uçarken yok ya anneme küfür etmedi ki sinirle söyledi deyip tüm çirkinlikleri yutuveriyorlar.  Karşısındaki rütbeli oyuncuysa evdeki isyankar çocuk nezaket timsali kesiliyor. Yaş farkı olmaksızın oyunlarla kaybediyoruz kardeşlerimizi. Bir bir normalleşiyor her şey...

Bir zamanlar televizyonda +18 görünce kanal değiştiren annelerimizin yerini sansür olmadığı için internet kanallarını izleyen annelerimiz aldı. Çocuğuna telefonu bırak diyen anneler sosyal medyada mutlu anne selfieleri paylaşıyor. Neden biliyor musunuz ? 3 nesil yanlış yetiştik. Bâtılı din sanan, cahilliği rehber edinen büyüklerimiz ayıp yapma, ayıp söyleme, biz büyüklerimizden öyle görmedik diye diye evlat yetiştirdiler. Köyde saçları önden gözüken, düğünlerinde açık gelinlik giyen sözde dindar büyüklerimiz çocuk yetiştirdi. Bir kesim büyüdü Hakk'ı buldu, bir kesim mahallenin ayıp dediğini din sandı. Ayıbı din sananlar sorgusuz sualsiz çocuk yetiştirdi. Baskı altında genç oldu çocukları. Köşeyi dönünce eteğini kıvıran, babası görmeden köşede sigara içen gençler yetişti. Sorun yoktu. Mahallede kısa giymek ayıptı herkes kısa giydiğinde ayıp kalkıyordu. Sigara içmek baba karşısında yanlıştı. Çünkü babası da dedesinin karşısında içmiyordu. Üniversiteye gidince bozdu denilen çocuklar böyle ailelerin çocuklardır. Aile baskısıyla yetişen çocuk baskının kalktığı yerde önce etrafını ayıplar sonra onlar gibi olmak isterken kontrolü kaybeder. Çünkü birey olmak nedir, doğru nedir ? Bilmez. Kaybolur gider. Ben, baskı altında büyüdüm benim çocuğum böyle büyümeyecek diye düşünenler ebeveyn oldu. Onların çocuklarını görüyoruz şimdi. 5 yaşında dudağına ruj süren, akımlara video çekenler onların çocukları. Geleceğin anne babaları.  Belki de ebeveyn olmamayı tercih ederler malum böyle kirli bir dünyaya çocuk getirilmezdi değil mi ?

Kınamıyorum Dostlar. Sadece üzülüyorum. Biz bu muyuz gerçekten? 21. yy'ın gerçeği bu mu ? Kaç senede bu kadar evrimleştik. Çocukları pandemide bilgisayar başında oturttuk. Okula gelen çocuk aileden sonra öğretmen gözetiminde olurdu. Evde olan çocuk en güvenli olduğu yerde himayesiz kaldı. Saat 09.000da dersi çok erken bulan veliler isyan etti. 10.00daki dersi de uyuyarak takip ettiler zaten. Anne de öğretmen de görmedi. Ödevim var dedi birkaç saat daha oturdu bilgisayar başına. İnternetten ders videoları izledi. Dersi oyun reklamlarıyla bölündü. Bir kapattı, iki kapattı evde bunalan çocuk bu sefer oyuna bağlandı.  Çocuk bilgisayar başında savunmasızca gezdi. Ders sayfası altından oyun oynadı. İşte biz burada kaybettik. Ziyan oldu çocuklarımız. Ziyan oldu gençlerimiz. Ziyan olduk ...

Semanur COŞKUN

25 Ekim 2022

01.02

4 yorum:

  1. Uyanış başladı Allah sizden razı olsun...

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil