...
Hayatın içindeki koşturmanın yanı sıra onca yorgunluğun üstüne bir de hüzün kaplar insanı...
Yetmez sanki omzundaki yükler, ekler durur !
Durmaksızın...
Kulağında ince ince fısıltılar dolanır.
Bu bir fon olmalı...
Ney sesi mi desem, klarnet mi, ud mu, kanun mu ?
Tabiri zor olsa da hüznün sesi duyana hiç değişmez.
Hüzün sessizdir aslında...
Biz sessizliği dinlemeyi severiz. Sessizlikte bir kavuşmadır çünkü
İllaki birine kavuşma olması şart mı? İnsan kendine kavuşamaz mı ?
O kadar susturduk ki , o kadar ket vurduk ki içimize, duyamaz olduk.
Belki yaralarımız kanadı.. Sızısı hiç azalmadı ama hissetmekten vazgeçtik.
Belki de gönül bir yumağa döndü; Boş verdik, görmezden geldik
İçi yandı, çok ağladı onu da susturmasını bildik.
Kılıflar uydurduk..
En büyüğüne ''GURUR'' dedik, geçtik.
Biz geçtikte acaba geçti mi ?
... bunu bilemedik.
Bu yüzden bende hüzün yeri
Aslında hep yangın yeri
SEMANUR COŞKUN (S.C.)

👍
YanıtlaSil