merhaba
uzun zamandır yazmıyordum özlemiş olmalısınız beni
ya da birçoğunuz fark etmedi bile.
Aslına bakarsanız ilham olacak çok şey oldu hatta belki yazsaydım kendinizi köprüde bulacaktınız ama yazmadım işte. Bunları size uzun uzun yazacak değilim. Zaten dertleşebilen bir insan hiç olmadım.
Birçok işi birçok acının içine koydum ve yazmadım. Hatırlamadım. Bahsetmedim. Şuan geri döndüm eski slow parçalara. Kulağımda yine sezen ve köz
Her şey darmadağın zaten
lham uğramaz oldu diye yazdığım birçok yazıda
Hatta yazmadığım zamanda bile ilhamla can canaydım ama yazmadım.
Bıktım seni hatırlatan anılardan
Bu nasıl bir ses biranda kulağımda çınlanan
Bu nasıl bir özetleme
İlk defa tınısı kulağımda ah bu lafügüzaf
...
S.C.
EV
14.07.2018
02:23
13 Temmuz 2018 Cuma
4 Şubat 2018 Pazar
Belki diye diye yıllardır kazınan hatta Sezen Aksu'nun, Fikret Kızılok'un, Aysel Yakupoğlu ve nicesinin eşlik ettiği milyonlarca harf, çıkarılan milyonlarca anlam, okuyan binlerce insan ...
ve ben
bu kadar işte
bu benim.
taslaklara kaydedilen onlarca başka yazı ... Paylaşamadığım göz yaşları, onları anlamadığım sanan ancak kelime kelime işlediğim insanlar.
Ben yorgun birinin yorgunluğunu yazıyorum ve bende yorgunum.
ve ben
bu kadar işte
bu benim.
taslaklara kaydedilen onlarca başka yazı ... Paylaşamadığım göz yaşları, onları anlamadığım sanan ancak kelime kelime işlediğim insanlar.
Ben yorgun birinin yorgunluğunu yazıyorum ve bende yorgunum.
Ya RasulAllah
Yitikliğimin silsilesi sonucu bu hale geldi acziyetim. Her daim hatırımdasın derken ki samimiyetimi kaybettim. Utanıyorum adın anılınca salavât getirip kalbime götürünce elimi. Utanıyorum, aklıma geliyor sahabelerin salavâtta ellerini kalplerine götürme sebebi . O zaman aşikâr oluyor sevginin sadece dilde tekrîr ettiği. Bunu bilince utanıyorum. Gerçekler vuruyor yüzüme, bu yazıyı kaleme alırken utanıyorum. Bilinçsizliğim gün yüzüne çıkıyor. Bir Müslüman olarak seni hakkıyla anlatamayacak olmanın endişesi yakıyor içimi. Aklıma geliyor Musab Bin Umeyr şehid olunca meleklerin Musab bin Umeyr suretinde harbe devam etmesi ... Enes b. Malik'in Senin vefat haberini alınca arkadaşlarına " o halde sizde ölün ! " deyişi yankılanıyor kulağımda. Hifa Hatûn'un senin sözüne itaat edip teslimiyetle evlenerek "sabredenlerden" olması, Ya Allah deyince içi titreyen Hz. Ebûbekir yaşartıyor gözlerimi, utanıyorum seni o kadar sevemiyor olmaktan, dünya işlerinde unutmaktan, en kötüsü de unuttuğumu sonradan fark etmiş olmaktan utanıyorum. Çok korkuyorum "İlla Ümmetim " diyen Peygamber'e layık olamamaktan, tövbe etmeye vaktim kalmadan, samimiyetle adın anılınca gözüm yaşarmadan göçersem diye korkuyorum. Seni üzecek olmak titretmiyorsa kalbimi, İslam ışığı aydınlatmaya yetmiyorsa dünyamı ziyandayım, biliyorum. Bir tarihi hadise gibi dinliyorsam yaşamını, sözlerini mecburiyetten ezberliyorsam zindan sayılan bu ömrümü Seni anlamadan bitirmekten korkuyorum. Akıl sır ermeyen o kütük kadar olamamaktan, tövbe edince bile Hz. Vahşiye yaklaşamamaktan korkuyorum. Eskiden seni anlatan şiirlere ses olurdu nefesim. Dinleyenleri ağlatırdım, o anki halim nakşederdi. Şimdilerde ise uhûvetimi kaybetmiş olmaktan çekiniyorum.
Çok üzdüler mi Seni ?
Biliyorum, ne taş atanlar yaktı bu kadar canını, ne yetim dediklerinde için bu kadar acıdı. En çok gaflete düşen ben yaktım içini, en çok Ümmetin unuttu Seni ... Sen en kıymetli derken ahir zaman Ümmetine, biz görmeden sevmenin kadr-i kıymetini bilemedik. İsyanlar sıraladık dilimize...
Ey Servet-i Kainat, iki Cihan Peygamber'i, 18.000 Alemin Nuru...
Biz kara gözlerinin hayalinde kaybolamadık. Seni sözlerin için kilometreleri yayan gelmedik, en kötü sahabe kadar olamadık . Bir kez gelmedin rüyama, bir kere görmeyi dilemeye cesaret edemedim. Hadsizliğimdendir bu kaleme aldığım yazı. Kelâmını susturdun kalememi yazıyorsun şimdi diyeceksin bana, biliyorum. Layıkıyla anlatamıyorum, ziyandaki her saliseme acıyorum. Seni anlamadığım, Allah (C.C) kelâmını sayıklamadığım her günün acısı bir yana dursun günahını görmezden gelen kalbime kızıyorum ama onu da karartan benim değil mi ? Nefsime suç buluyorum, şeytan aldattı diyorum çoğu zaman ancak bu bir telafi sesi olamaz ki ! Allah(C.C.) ki buyuruyor "aldanma !" diye irademe hainlik yapıp kılıfını nefsime ben uydurdum.
Seni anan haksız kelam eder mi ? Hakk diye atan kalp şeytana boyun eğer mi ?
Kandım Ya ResulAllah af dilemeye yüzüm yok Rabb'imden. Seni unutmuşken, Seni tanımazken, nasıl anlatacağım kulağı Allah kelamı duymayan nesile , nasıl !? Anladım artık. Suç benim, suçlu benim ! Kılıf uydurmuyorum hatama... Seni ben unuttum ve şimdi telafisini arıyorum.
Ya Rabbi, Habibini anışımızdan haberdar et ! (Amin)
Üzülmesin artık. Cehaletin pençesindeki bir ümmeti daha açtı gözlerini ...
Yitikliğimin silsilesi sonucu bu hale geldi acziyetim. Her daim hatırımdasın derken ki samimiyetimi kaybettim. Utanıyorum adın anılınca salavât getirip kalbime götürünce elimi. Utanıyorum, aklıma geliyor sahabelerin salavâtta ellerini kalplerine götürme sebebi . O zaman aşikâr oluyor sevginin sadece dilde tekrîr ettiği. Bunu bilince utanıyorum. Gerçekler vuruyor yüzüme, bu yazıyı kaleme alırken utanıyorum. Bilinçsizliğim gün yüzüne çıkıyor. Bir Müslüman olarak seni hakkıyla anlatamayacak olmanın endişesi yakıyor içimi. Aklıma geliyor Musab Bin Umeyr şehid olunca meleklerin Musab bin Umeyr suretinde harbe devam etmesi ... Enes b. Malik'in Senin vefat haberini alınca arkadaşlarına " o halde sizde ölün ! " deyişi yankılanıyor kulağımda. Hifa Hatûn'un senin sözüne itaat edip teslimiyetle evlenerek "sabredenlerden" olması, Ya Allah deyince içi titreyen Hz. Ebûbekir yaşartıyor gözlerimi, utanıyorum seni o kadar sevemiyor olmaktan, dünya işlerinde unutmaktan, en kötüsü de unuttuğumu sonradan fark etmiş olmaktan utanıyorum. Çok korkuyorum "İlla Ümmetim " diyen Peygamber'e layık olamamaktan, tövbe etmeye vaktim kalmadan, samimiyetle adın anılınca gözüm yaşarmadan göçersem diye korkuyorum. Seni üzecek olmak titretmiyorsa kalbimi, İslam ışığı aydınlatmaya yetmiyorsa dünyamı ziyandayım, biliyorum. Bir tarihi hadise gibi dinliyorsam yaşamını, sözlerini mecburiyetten ezberliyorsam zindan sayılan bu ömrümü Seni anlamadan bitirmekten korkuyorum. Akıl sır ermeyen o kütük kadar olamamaktan, tövbe edince bile Hz. Vahşiye yaklaşamamaktan korkuyorum. Eskiden seni anlatan şiirlere ses olurdu nefesim. Dinleyenleri ağlatırdım, o anki halim nakşederdi. Şimdilerde ise uhûvetimi kaybetmiş olmaktan çekiniyorum.
Çok üzdüler mi Seni ?
Biliyorum, ne taş atanlar yaktı bu kadar canını, ne yetim dediklerinde için bu kadar acıdı. En çok gaflete düşen ben yaktım içini, en çok Ümmetin unuttu Seni ... Sen en kıymetli derken ahir zaman Ümmetine, biz görmeden sevmenin kadr-i kıymetini bilemedik. İsyanlar sıraladık dilimize...
Ey Servet-i Kainat, iki Cihan Peygamber'i, 18.000 Alemin Nuru...
Biz kara gözlerinin hayalinde kaybolamadık. Seni sözlerin için kilometreleri yayan gelmedik, en kötü sahabe kadar olamadık . Bir kez gelmedin rüyama, bir kere görmeyi dilemeye cesaret edemedim. Hadsizliğimdendir bu kaleme aldığım yazı. Kelâmını susturdun kalememi yazıyorsun şimdi diyeceksin bana, biliyorum. Layıkıyla anlatamıyorum, ziyandaki her saliseme acıyorum. Seni anlamadığım, Allah (C.C) kelâmını sayıklamadığım her günün acısı bir yana dursun günahını görmezden gelen kalbime kızıyorum ama onu da karartan benim değil mi ? Nefsime suç buluyorum, şeytan aldattı diyorum çoğu zaman ancak bu bir telafi sesi olamaz ki ! Allah(C.C.) ki buyuruyor "aldanma !" diye irademe hainlik yapıp kılıfını nefsime ben uydurdum.
Seni anan haksız kelam eder mi ? Hakk diye atan kalp şeytana boyun eğer mi ?
Kandım Ya ResulAllah af dilemeye yüzüm yok Rabb'imden. Seni unutmuşken, Seni tanımazken, nasıl anlatacağım kulağı Allah kelamı duymayan nesile , nasıl !? Anladım artık. Suç benim, suçlu benim ! Kılıf uydurmuyorum hatama... Seni ben unuttum ve şimdi telafisini arıyorum.
Ya Rabbi, Habibini anışımızdan haberdar et ! (Amin)
Üzülmesin artık. Cehaletin pençesindeki bir ümmeti daha açtı gözlerini ...
Bİ KENDİME GELEMİYORUM
Güzel şehirsin vesselam ...
Her yerin keşfe değermiş geç anladım.
Birkaç yer bilirdim senden onlarda gerçeğine benzemiyormuş zaten
En merak ettiğim yerlerden birinde hüzün sardı
Tek tek gerçekler yüreğime çarptı
Aklımdakiler kuşlara takılıverdi
Ve gitti ...
Karşısında zırhlı bir bina
Kapısında zırhlı araçlar ama kimse bilmiyor durduğu yeri
Herkes karşısına bakıyor
Ne oymalı zırh umurunda insanların, ne de gizemi...
Onlar takılmış bir duvara
Bir ben görüyorum sarmaşık saran kapıyı
Bir ben
Merak ediyorum.
Denizin yoldaş olduğu maceramda kuşları takıyorum peşime
Havada kapıyorlar simiti
Köpüklere karışıyor gözyaşlarım
Deniz temizler pisliği derler
Dünyanın pisliğini temizlemeye yetmediğini fısıldıyor bana
Yorucu olsa da bir ben varım bende kalan
Ara sıra tutulsa da
Başka omuz değil kendi omzuma yaslarım başımı
Derdimi bir tek aynalara anlatırım
Hatalar birbir vurur yüzüme
O iğneyi ben hep kendime batırırım
Geceleri uykularım kaçar, yastığıma kar yağar.
Ama olsun
Ben bana yeterim
Bu şehirden de gidiyorum şimdi
Kol çantama birkaç anı sığdırdım
Cebimde birkaç fotoğraf
Yolculuk vakti bitti çoktan ...
Yoldan geliyorum,
Gurbetten geliyorum,
Her şeyin üstesinden geliyorum
Ama yine de
Kendime gelemiyorum
SEMANUR COŞKUN
05.02.2018
00.20
EV
Her yerin keşfe değermiş geç anladım.
Birkaç yer bilirdim senden onlarda gerçeğine benzemiyormuş zaten
En merak ettiğim yerlerden birinde hüzün sardı
Tek tek gerçekler yüreğime çarptı
Aklımdakiler kuşlara takılıverdi
Ve gitti ...
Karşısında zırhlı bir bina
Kapısında zırhlı araçlar ama kimse bilmiyor durduğu yeri
Herkes karşısına bakıyor
Ne oymalı zırh umurunda insanların, ne de gizemi...
Onlar takılmış bir duvara
Bir ben görüyorum sarmaşık saran kapıyı
Bir ben
Merak ediyorum.
Denizin yoldaş olduğu maceramda kuşları takıyorum peşime
Havada kapıyorlar simiti
Köpüklere karışıyor gözyaşlarım
Deniz temizler pisliği derler
Dünyanın pisliğini temizlemeye yetmediğini fısıldıyor bana
Yorucu olsa da bir ben varım bende kalan
Ara sıra tutulsa da
Başka omuz değil kendi omzuma yaslarım başımı
Derdimi bir tek aynalara anlatırım
Hatalar birbir vurur yüzüme
O iğneyi ben hep kendime batırırım
Geceleri uykularım kaçar, yastığıma kar yağar.
Ama olsun
Ben bana yeterim
Bu şehirden de gidiyorum şimdi
Kol çantama birkaç anı sığdırdım
Cebimde birkaç fotoğraf
Yolculuk vakti bitti çoktan ...
Yoldan geliyorum,
Gurbetten geliyorum,
Her şeyin üstesinden geliyorum
Ama yine de
Kendime gelemiyorum
SEMANUR COŞKUN
05.02.2018
00.20
EV
Kaydol:
Yorumlar (Atom)